MENÜ

Adana BarosuKomisyonlarCMKKomisyon Başvuru FormuSEMYön. Kur. Top. GündemleriAdli YardımAvukat Hakları MerkeziBaro MeclisiBasında Yer Almış HaberlerMevzuatMeslek İlke ve KanunlarıEtkinlik TakvimiYargıtay KararlarıBilgi BankasıMazeretli Hakim - Savcı ListesiİletişimBaro Hesap Numarası

“YAYIN YASAĞI KONULMASI; OTORİTER-TOTALİTER REJİMLERE ÖZGÜDÜR”

“YAYIN YASAĞI KONULMASI; OTORİTER-TOTALİTER REJİMLERE ÖZGÜDÜR”

11.05.2013 Cumartesi günü Hatay'ın Reyhanlı İlçesi'nde meydana gelen olayda, bomba yüklü araçların patlatılması sonucunda Reyhanlı Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 11.05.2013 tarih ve 2013/584 değişik iş sayılı kararıyla alınan yayın yasağı sansür mahiyetindedir.

Mahkeme kararını CMK 153.   maddeye dayandırmıştır. Bu madde, "Müdafiinin soruşturma evresinde dosya inceleyebileceğini isteği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabileceği yine müdafiinin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması; soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine, sulh ceza hâkiminin kararıyla bu yetkisi kısıtlanabilir" İlgili madde basından hiçbir yerde söz etmemektedir. Soruşturma evresinin gizliliği, şüphelilerin kaçma olasılığı, kanıtların karartılması ve kaybedilmesi gibi nedenlerle alınmaktadır. Yayın yasağı kararı alınmasıyla bu hususlar arasında nedensellik bağı bulunmamaktadır.

Anayasanın 28. Maddesi 'basının özgür ve sansür edilemeyeceğini' belirtir. 5680 sayılı Basın Yasasının 1. Maddesindeki düzenleme de bu ilkeyi güçlendirmektedir. Bu düzenlemede basının özgür yayın yapmasına olanak vermektedir. Toplumda derin izler bırakan olayların analiz edilmesinde ve bir çok yönden basının önemi vardır. Basın, olayları objektif bir şekilde, araştırıp, inceler ve kamuoyuna sunar. Basın bu özgürlüğünü kişilik haklarına bağlı kalmak kaydıyla yerine getirmekle sorumludur.

Reyhanlı'daki olayın ardından alınan yayın yasağı maalesef şeffaflık eksikliğinin devam ettiğinin göstergesidir. Kamuoyu tam anlamıyla aydınlanamadığı takdirde karar alma süreçlerini de etkilemesi olanaksızdır.  Etkileyemediği zaman ise yürütülen politikalar demokratik zeminini yitirir.  Ülkemiz üçüncü dünya ülkesi değildir. İleri demokrasi adı altında otoriter-totaliter rejimlere özgü uygulamalardan kaçınmak gerekir.

Hepimizin özlem duyduğu Suriye'de akan kanın durması, silahların ve bombaların susması ve yeniden komşuluk ilişkilerinin normalleşmesidir. Siyasi iktidarın ulusal çıkarlarımızla bağdaşmayan, maceraperest, emperyalist güçlere hizmet eden dış politikasını yeniden gözden geçirmesini, masum insanın ölmelerinden sorumlu olanların yargı önünde hesap vermeleri zorunludur. Siyasi sorumlulukları olanları da vicdanlarıyla baş başa bırakmaktayız. Kamuoyuna saygıyla sunarız.

 

                                                                                  Av.Mengücek Gazi ÇITIRIK

                                                                                  ADANA BAROSU BAŞKANI

Facebookta Paylaş