BARODAN HABERLER

EDEBİYATIMIZIN BÜYÜK ŞAİRİ TEVFİK FİKRET'İ 150. DOĞUM GÜNÜNDE SAYGIYLA VE ÖZLEMLE ANIYORUZ.

110 görüntülenme
24/12/2017
EDEBİYATIMIZIN BÜYÜK ŞAİRİ TEVFİK FİKRET'İ 150. DOĞUM GÜNÜNDE SAYGIYLA VE ÖZLEMLE ANIYORUZ.

EDEBİYATIMIZIN BÜYÜK ŞAİRİ TEVFİK FİKRET'İ 150. DOĞUM GÜNÜNDE SAYGIYLA VE ÖZLEMLE ANIYORUZ.

Tevfik Fikret; Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma sürecinde yetişmiş, Servet-i Fünûn topluluğunun lideri, devrimci ve idealist fikirleriyle Mustafa Kemal başta olmak üzere dönemin pek çok aydınını etkilemiştir.

Kısa hayatına şairlik, öğretmenlik ve ressamlığı sığdıran Tevfik Fikret, Osmanlı'da, istibdat rejiminin boğucu ikliminde çekildiği inzivanın da etkisiyle “Hak bellediğin yolda yalnız gideceksin” dese de yalnız kalmamış,

Mustafa Kemal Atatürk'ün dahi “Ben devrim ruhunu ondan aldım” dediği bir aydın olarak Türk aydınlanmasına ve düşün yaşamına çok sayıda ölümsüz eser kazandırmıştı.

Tevfik Fikret 105 yıl önce padişaha meclisi fesih yetkisi verilince "Millet yaşamaz Meclisi aşağılanırken"demişti. “Millet Şarkısı” başlıklı şiirinde yaptığı gibi umut aşılamıştı.

Tevfik Fikret, vefatı sonrasında vasiyetine rağmen akrabaları tarafından Bebek'te defnedilmişti, 1961 yılında, 27 Mayıs yönetimi tarafından vasiyeti yerine getirilmiş ve naaşı Aşiyan'ın bahçesine taşınmıştır.

Büyük Önderimiz Atatürk, Tevfik Fikret'in ölümünden sonra da her zaman şu an müze olan Aşiyan'daki mezarına gitmiş ve ziyaret defterini imzalamıştır.

"Fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür" sözleri Tevfik Fikret'e aittir.

Büyük şairin kız çocuklarının bugün erken yaşta evlendirildiği, cinsel istismara uğratıldığı günümüzde, "Kızlarını okutmayan millet, oğullarını manevi öksüzlüğe mahkum etmiş demektir" sözünü de hatırlatırız.

Edebiyatımızın büyük şairlerinden ve batılılaşma, aydınlanmanın öncüsü, Tevfik Fikret'i 150. doğum gününde saygıyla ve özlemle anıyoruz.

ADANA BAROSU BAŞKANLIĞI

MİLLET ŞARKISI

Çiğnendi, yeter, varlığımız cebi ile kabre;
Doğrandı mübarek vatanın bağrı sebepsiz.
Birlikte bugün bulmalıyız derdine çare;
Can kardeşi, kan kardeşi, şan kardeşiyiz biz.
Millet yoludur, hak yoludur tutuğumuz yol;
Ey hak, yaşa, ey sevgili millet, yaşa... var ol!

Gel kardeşim, annen sana muhtaç; ona koşmak...
Koşmak ona, kurtarmak o bi-bahtı vazifen.
Karşında göğüs bağr açık, ölgün, yatıyor bak;
Onsuz yaşamaktansa beraber ölüş, ehven.
Her an o güzel sineyi hançerliyor eller;
İmdadına koşmazsak eğer malın mukarrer.

Zulmün topu var, güllesi var, kal'ası varsa,
Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır.
Göz yumma güneşten, ne kadar nuru kararsa,
Sönmez ebedi, her gecenin gündüzü vardır.
Millet yoludur, hak yoludur tuttuğumuz yol;
Ey hak, yaşa, ey sevgili millet, yaşa... var ol!

Vaktiyle baban kimseye minnet mi ederdi?
Yok, kalmadı haşa sana zillet pederinden.
Dünyada şereftir yaşatan milleti, ferdi;
Silkin, şu mezellet tozu uçsun üzerinden.
İnsanlığı pamal eden alçaklığı yık, ez;
Billah yaşamak yerde sürüklenmeğe değmez.

Haksızlığın envâını gördük... bu mu kanun?
En gamlı sefaletlere düştük... bu mu devlet?
Devletse de, kanunsa da, artık yeter olsun;
Artık yeter olsun bu deni zulm ü cehalet...
Millet yoludur hak yoludur tuttuğumuz yol;
Ey hak, yaşa, ey sevgili millet, yaşa... var ol!

Tevfik Fikret
Rübab-ı Şikeste
8 Temmuz 1908

Diğer Haberler