BARODAN HABERLER

6352 SAYILI KANUNLA İLGİLİ YAŞANAN SORUNLARA DAİR ÇALIŞMA BAKANLIĞA SUNULACAKTIR

930 görüntülenme
25/01/2013
6352 SAYILI KANUNLA İLGİLİ YAŞANAN SORUNLARA DAİR ÇALIŞMA BAKANLIĞA SUNULACAKTIR
ADALET BAKANLIĞI'NA ANKARA KONU : 6352 sayılı Kanunla İcra ve İflas Kanunundaki değişiklik getiren yasal düzenlemeler ve 4 Ocak 2013 tarihindeki Adalet Bakanlığının Genelgesi hakkında , Baromuzun yaşanan sorunlar ve çözümlere dair görüşlerimizi içeren dilekçenin sunulmasıdır. A-UYAP SİSTEMİ BAKIMINDAN Adalet Bakanlığı tarafından UYAP protokolü kapsamında yargı ve Bakanlık birimlerinde Ulusal Yargı ağı kurulmuştur.Bu sistemle yargı ve Bakanlık bilgi ve belgelerinin elektronik ortam üzerinde tutulması,bu bilgilere ait işlemlerinde elektronik ortamda yapılmasının sağlanması amaçlanmıştır. Elektronik ortamda paylaşımla,adalet sisteminde ortaya çıkan gereksiz masraflaşmanın ve maliyetlerin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.Dayanak olarak da Anayasa'ya atıfta bulunulmuştur. Uyapın mahkemelerde kullanımı doğru şekilde yapıldığı halde aynı hususun icra dairelerinde gerçekleşmediği ve sistemin amacıyla bağdaşmadığı aşağıda açıklanmaya çalışılacaktır. 1- Uygulamada icra daireleri sorguların artık Avukat portalından yapılmasını,sorgu yapmayacağını belirtmektedir. İcra daireleri sorgu yapmanın kendi görev alanlarında olmadığını sadece haciz uygulama görevleri olduğunu belirtmektedir ve sorguların avukatlık bürolarından yapılmasını istemektedir.Avukatlık bürosundan yapılması için Uyap portalın kullanılması gerekmekte ve Avukat portalda her sorgu için yüksek rakamlar ödenmek zorundadır.Bu sorun,Uyap sisteminin maliyet azaltmaktan çok maliyet artırmaya giden bir çizgide olduğunu ve gereksiz masrafın sadece kamu kurumları ve kamu avukatları için düşünüldüğünü ,serbest avukatlar ve barolar için böyle bir amacın olmadığını göstermektedir. Oysa Anayasa toplumsal bir sözleşme olup,toplumsal sözleşmenin dayanağı bir yandan maliyet azaltma bİr yandan maliyet artırma olamaz.Bu maliyetler eşitlik ilkesine aykırı surette sadece avukatlardan alınamaz.Diğer çalışanların uyap kullanıyor diye herhangi bir kesinti ile karşılaşmaması bunun açık örneğidir.Yine hazine avukatlarından alınmayan uyap ücretlerinin serbest avukatlardan alınması eşitlik ilkesine aykırılık taşımaktadır.Diğer yandan Avukatlık Kanununda belirlenen avukatın bilgi alma hakkına ve icra iflas kanununda belirlenen,icra müdürlerinin talepleri yerine getirme zorunluluğuna aykırıdır. 2-İcra Dairelerinde yeknesak bir uygulama bulunmamaktadır. Uyap protokolünün amaçlarından biri de yeknesak bir uygulama yaratmaktadır.Oysa her icra dairesinin uygulamaları farklıdır.Bazı icralar SGK sorgulamazken,bazı icralar sorgu yapmayı reddetmekte,bazı icralarda sorgu yapmaktadır. Her icra dairesinin işlemler bazında da uygulamaları farklıdır.Kendi istekleri doğrultusunda uygulama yaratılmaktadır.İcra dairelerinin sorgulama ve haciz yapması,imzalaması vs.tüm hususlar farklı adetler,farklı süreler bazında yapılmakta ve icra dairelerinde işlemler yığın halde beklemekte,bazı icralarda işlemleri yapılmaksızın dosyalar yerine atılmaktadır. Yeknesaklığın sağlanmadığı açık olduğu gibi,kamusal işlemin tesadüfler ve isteklere bırakılması,adalet isteğinden çok uzak noktadır.Her gün farklı uygulamalarla karşılaşan,yanlış uygulamada olsa artık icra dairelerine gerçek hukuku anlatamayan,dolayısıyla gerçek hukukun uygulanmasını sağlayamayan avukatlar çoğunluğu oluşmuştur. Gerek olmadığı halde bir ücretlendirme yada Vergi hukuku anlamında vergilendirme işlemi olan ancak Anayasadaki vergiler kanunla konulur ilkesine aykırılık teşkil eden Uyap ücretlendirme protokolü ile Avukatların icra dairelerinin insafına bırakılması açıkça hukuka aykırıdır. 3-Avukatlar,icraların yükünü üzerine almıştır. Uyap ücretlendirme ile avukatların adalet sisteminden aldığı faydanın ücretlendirilmesi esas alınmıştır.Oysa icra dairelerindeki işlemleri avukatlar hazırlamaktadır.Müzekkereler avukatlar tarafından hazırlanmakta,icra dairesindeki dosyaları avukatlar çıkartıp imzalatmak için beklemekte,diğer tüm zamanlarda dosyaları yerine atma,taramadaki evrakları yerine atma gibi çok sayıda görevi vardır avukatların.Keza vatandaşında işlemlerini tüm aşamalarını avukatlar yürütür bu bazen müvekkili olduğu gibi borçlularına ait işlemlerdir de.Bu görevlerin hepsinin icra dairelerine ait olduğu görülmez şekilde davranılması ve avukatların ezilen noktaya getirilmesi Avukatlık mesleğinin saygınlığına aykırıdır.Bunu en başta Adalet Bakanlığının düzelterek ortadan kaldırması esastır.Sonuçta avukatlık bürolarından sorgu yapılması bu işlerin hiçbirini ortadan kaldırmayacağı açıktır. 4-İcra daireleri fiziki dosya üzerinden işlem yapmaktadır. Uyap sistemiyle tüm işlemlerin uyap sistemi üzerinden ve artık fiziki dosya unsurundan uzaklaşılmak istenildiği düşüncesi protokolün yapıldığı tarihten bu yana yerleşmiş bir fikirdir.Mevcut durumda uyap olsa dahi tüm işlemler fiziki dosya üzerinden yürütülmektedir.Sistemin amacının bu olmadığı varsayılırsa bu konu üzerinde de gerekli eğitim ve çalışmalara başlanılması gerekmektedir. 5-Yoğunluklu büroların kota sorunu vardır. İcra dairelerinde her avukatın açacağı takipler 100 kota ile sınırlandırılmıştır.Bu ,avukatın her gün farklı farklı icralardan randevu alması,takiplerini açamaması sorununu getirmektedir.Burada yoğun bürolar için kota sınırının açılması gerekmektedir.Günde en az 100 takibi olan bürolar için kota alınması sorunu eziyet haline gelmektedir. Gerekçe olarak,avukatların bazı icralar ile yoğun çalışmak istemesi gösterilmektedir.Bu sorunun çözümünün avukatlardan değil,denetimle ilgili olduğu açıktır ve Adalet Bakanlığınca denetim mekanizması çalıştırılabilir.Diğer yandan bazı icralarla çalışılmak istenmemesi aslında orada işlemlerin hiç yada zamanında yada geç yapılıyor olması olduğu sorunu üzerine düşünülmelidir. Başka bir gerekçe olarak,her avukata yüksek kota verildiğinde bazı icralarda yığılmaların olacağı belirtilmektedir.Bunun çözümü ise mahkemelerde olduğu gibi icralarda da bir takip merkezi oluşturulabilir ve her avukat takiplerini bu takip merkezine bırakır,kota sorunu yada belirli icrayla çalışma sorunu gibi bir sorun kalmaz.Buna ek olarak PTT nin de Uyap kullandığı göz önüne alındığında,takip merkezinden alınan tebligatlar doğrudan PTT ye yönlendirilebilir ve tebliğ çıkarılması sağlanabilir.Keza ortak tarama merkezi yapılırsa da yine icra dairelerindeki kalabalık engellenmiş olur. 6-Uyap ağır işleyen bir programdır. İcra dairelerinde uyap yavaş işleyen bazen duran,güncellemeler ile 1-2 gün iptal hale gelen bir sistemdir.Adalet sisteminde uygulanacak bir sistem olacaksa bir an önce alt yapı çalışmalarının tamamlanması gerekmektedir. B-İCRA MEMURLARI YÖNÜNDEN 1-İcra dairelerinde işlemler süratli değildir. Uyapın Anayasa 141/sona dayandırdığı sürat diğer bir amaçtır.İcra dairelerinde görevli memurlar yeterli düzeyde bilgi ve birikim sahibi değildir.Kendi insiyatiflerinde işlem yaratmakta ve uygulamaktadır.Bu hususlar ise sürat değil,gitgide yavaşlayan bir sistemi doğurmaktadır. İcra dairelerinde yaşanan sorunların başlıca kaynağı bilgi birikimine sahip olmayan kişilerin görev yürütmesi,görevini yürütemeyen memurlar hakkında herhangi bir işlem yapılmaması,kötü uygulamanın kemikleştirilmesi sorunudur.Adalet Bakanlığının icra dairelerindeki her aşama ile ilgili yeknesak bir uygulama geliştirme için gerekli eğitimleri vermesi gereklidir. En önemli husus yeni yasa yapımından önce bu yasanın uygulanabilirliğinin sağlanması için gerekli enstrümanların,yasa yürürlüğe girdikten sonra değil öncesinde yapılması gereklidir. 2-İcra memurları yeterli teknik ve hukuki bilgiye sahip değildir. Mevcut uygulamada icra daireleri uyap sisteminin birçok özelliklerini kullanmamakta tarama ve bilgi girişi işlemleri süresinde ve doğru tanımlamalarla sisteme aktarılmamaktadır.Birçok dosyanın bilgileri yanlış dosyaların içerisine aktarılmakta,ödemeler yanlış hesaplara aktarılmaktadır. İcra daireleri adına açılan hesaplara para yatırma işlemi doğru yönlendirilmemekte işlemlerde aksamalar meydana gelmektedir.Dosyalar incelenmeden,uyapa aktarılan belgeler eksik olduğundan, sistem üzerinden eksik ve hatalı bilgiler ile işlemler yapılmaya çalışılmaktadır. Aksayan işlemlere ilişkin hızlı ve verimli çözüm mekanizması işletilememektedir. 3-İcra dairelerinde talepler süresinde yapılmamaktadır. Tüm talepler Uuyaptan atılsa dahi işlemlerin yapılması avukatın takibine bağlıdır.Avukatlar takip etmesine rağmen işlemlerin çoğunluğu yapılmamaktadır.Satış günü alabilmek için 1 ay boyunca avukatlar bekletilmektedir.Tebligatlar,yapılan yazışmalar asla süresinde uyapa aktarılmamaktadır.Doğru sistem ve kişilerle sistemin sağlıklı işleyişi sağlanamadığından,Uyap gitgide bilgi çöplüğü haline gelmektedir. 4-İcra dairelerinde çalışan kişi sayısı yetersizdir. Az sayıda kişi ile çok sayıda atanan dosyaların işlemlerinin tamamlanmasının beklenmesi icralarda da yılgınlık yaratmaktadır.İcra dairelerinde 1 kişi takip açmakta 1 kişi tarama yapmakta 1 kişi hacze gitmektedir.Müdür ve müdür yardımcıları ile sayıları 5 yada 6 kişidir.Dışarıdan gelen işlemler için sadece 1 kişi kalmaktadır.Bu kişinin de iş yapmaktan çok, iş almamaya çalışacağı,hayatın olağan akışı gereğidir. İcrada işlem yapana her avukatlık bürosu ise en az 5 kişi ile çalışmaktadır.Buna rağmen sınırlı sayıda kişi ile adalet hizmetinin yürütülmeye çalışılması talep ve arzla bağdaşmamaktadır. 5-İcra daireleri Yargıtay kararlarına bağımlı hale gelmiştir. İşyükünün bertaraf edilmesi amacı ile,icra daireleri Olumsuz mahkeme kararlalarına sığınmakta,işlemlerin seri ve hızlı yürümesini engellemektedir.SGK Sorgunun icra dairesince yapılamayacağı,yakalama ve satışlarda aşırı avans talebi vs. durumlar örnek gösterilebilir. Bu sistemin getirilmesindeki amaç bilgiyi doğru ve etkin kullanabilmek olmasına rağmen uygulamaya yönelik yeterli çalışma yapılmadığından ,gereksiz vakit ve dava açılmalarına neden olmaktadır. 6-İcra dairelerinin fiziki koşulları yetersizdir. İcra daireleri küçük odalarda yığınla dosya arasında çalışmak zorundadır.Beş kişinin bile doldurduğu havasız kalan icra daireleri ,icra memurları,vatandaş ve avukatlar için tahammülsüzlük seviyesine gelmiştir.Bunun düzeltilerek icra dairelerinin artık sağlıklı ortamda çalışmasının sağlanması iş kapasitesine uygun fiziki ortamın yaratılması gerekmektedir. C-HUKUKSAL UYGULAMALAR BAKIMINDAN İcra İflas Kanununda yapılan yeni düzenlemeyle taşınırlarda 6 ay,taşınmazlarda 1 yıl satış avansı yatırma zorunluluğu getirilmiştir.Haciz düşme riski karşısında yakalama avansı ve satış avanslarının yatırılması zorunluluğunun hiçbir hukuki menfaati olmadığı gibi bu avanslar için yüksek tutarlar belirlenmesi İcra hukukunun amacını tamamen ortadan kaldırmıştır.Sosyal açıdan ödeme niyetinde olan yada olabilecek tüm borçluların malvarlığının satılmasına yada ödeme sözüne güvenilen borçlu için,avukatın tüm hacizlerinin düşmesine neden olacak bu uygulamanın hukuki bir yararı bulunmamaktadır. Tutarlar bakımındansa uygulamadaki Yakalama avansı 500 satış avansı 1500 TL çok yüksek rakamlardır. Çünkü yakalama masrafı ,kamu gücüyle gerçekleştiğinden masrafı yoktur.Fiili haciz ise sadece 56,85 TLdir.Bu tutarın 10 katı tutarında yakalama avansı talep edilmektedir.Diğer yandan 6 ayda araçların yakalanamayacağı,yakalanmayan bir araç için yolluk alınması bile gerçekçi değilken yüksek meblağlarda satış avansı yatırılması hukukun beklediği yarardan uzaktır. Satış avansında ise 1000TL lik dosya için sırf haciz düşmesin diye 1500 TL satış yolluğu yatırılması da hukuki gerçeklikten uzak kalmaktadır.Bu tutarların makul seviyeye alınması gerekmektedir. Yukarıdaki hususların dışında Sonuç olarak; UYAP'ın ücretsiz hale getirilmesi işlemlerin hızlanmasını sağlayacağını, Elektronik takip açma usulü, fiziksel takip ve sözlü takip seçeneklerini ortadan kaldırmadığını, Tek banka ile anlaşılmış olması işleri zorlaştırmakta ve haksız rekabete yol açmakta olduğunu, POS cihazlarının kullanım kısıtlamalarına son verilmesi gerektiğini belirtmekteyim. Takdirlerinize saygılarımızla arz ederiz. Av.Mengücek Gazi ÇITIRIK Adana Barosu Başkanı
Diğer Haberler