BARODAN HABERLER

Av. ÇITIRIK: “AVUKATLARA YÖNELİK SALDIRILARA SESSİZ KALMAYACAĞIZ”

943 görüntülenme
10/02/2013
Av. ÇITIRIK: “AVUKATLARA YÖNELİK SALDIRILARA SESSİZ KALMAYACAĞIZ”
Adana Barosu, 77 baro başkanlığına yaptığı çağrı ile Balyoz davasında şüphelilerin avukatlığını yapan İstanbul Barosu'nda görevli çok sayıda avukata dava açılması ve art arda yapılan operasyonlarda gözaltına alınan çok sayıda avukatın tutuklanması, avukatlara yönelik sözlü ve fiili saldırıları protesto etmek için Adana'da "Savunma Susmayacak" mitingi düzenledi. TBB Başkanı Av. V. Ahsen Coşar, Milletvekilleri Rıza Türmen ile Mahmut Tanal ve 30 baro başkanlığından avukatların katıldığı miting Mimar Sinan Açıkhava Tiyatrosu önünde başladı. Avukatlar buradan, ellerinde pankart, dövizlerle "Savunma susmadı susmayacak, devrimci avukatlar onurumuzdur" sloganları atarak yürüdü. 700 avukatın katıldığı mitinge polisin TOMA ve panzerlerle önlem alması dikkat çekti. Avukatlar Mimar Sinan Amfi Tiyatrosu önünde toplandıktan sonra ellerinde "Savunma Susmayacak" yazılı dövizlerle, "Susma sustukça sıra sana gelecek" şeklinde sloganlar atarak Uğur Mumcu Meydanı'na kadar yürüdü. Polis geniş güvenlik önlemleri altında alana kadar yürüyen savunmanın temsilcileri, yürüyüşün başladığı sıraya x-ray cihazı kuran polis, dedektörle arama yaptı. Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) panzerlerle yürüyüşü takip edip, konuşmaların yapıldığı alanda yüksek binalara özel harekatçı polisler yerleştirildi. Daha sonra avukatlar miting alanına geldi. Av. ÇITIRIK: "AVUKATLARA YÖNELİK SALDIRILARA SESSİZ KALMAYACAĞIZ" Avukatların üstlendiği davaların sorumlusu gibi algılandığını belirten Adana Baro Başkanı Av. Çıtırık, bu sebepten dolayı avukatların evlerine, bürolarına baskınların yapılıp tutuklandıklarını aktardı. ÇHD ve İstanbul Barosu üzerindeki baskıların tüm avukatlara yönelik olduğunu söyleyen Av. Çıtırık, suç teşkil edecek bir delil bulunmamasına rağmen ÇHD üyesi avukatların tutuklandığını, İstanbul Baro yönetimine ise dava açıldığını dile getirdi. Katılımcıları, "Yürekli, namuslu Türkiye'nin avukatları hoşgeldiniz" diyerek selamlayan Av. Çıtırık, Şair Ahmed Arif'in" Çukurovam, Kundağımız, kefen bezimiz Kanı esmer, yüzü ak. Sıcağında sabır taşları çatlar, Çatlamaz ırgadığın yüreği. Dilerse buluttan ak, Köpükten yumuşak verir pamuğu. Külhan, kavgacıdır delikanlısı, ünlü mapushanelerinde Anadolumun En çok Çukurovalılar mahpustur, Dostuna yarasını gösterir gibi, Bir salkım söğüde su verir gibi, Öyle içten Öyle derin, Türkü söylemek, küfretmek, Çukurova yiğidine mahsustur..." dizeleriyle başlayan 'Çukurovam' adlı şiirini okudu.Büyük alkış alan bu şiirin ardından, Av. Çıtırık, daha sonra şöyle devam etti: "Yurttaşın hak arama özgürlüğü ve adalete erişimdeki temsilcisi avukatlara duruşma salonlarında, keşif, haciz mahallinde, ofislerinde sözlü ve fiili saldırıların devam ettiğini söyledi.Bu tür sözlü ve fiili saldırılar sıradanlaşmış ve toplumda maalesef kabul gören bir hal almıştır. Bağımsız savunmanın sesi kısılmak istenmektedir. Avukat dosyanın tarafı değildir. Avukatları dosya ile özdeşleştirerek 'taraf gibi' görüp, sözlü ve fiili saldırılarda bulunulmayı asla hak etmemektedir. Bugün avukatlara, avukatlık kimliğinden ve üstlendikleri görevlerinden dolayı yapılan saldırılar son derece haksızdır. Avukatlık Yasası'na, CMK'daki düzenlemeleri yok sayarak, "ileri demokrasi' adı altında avukatların evleri ve bürolarının kapılarının kırıldığı, arama mahallerinin hukuka aykırı bir şekilde kamera kaydına alındığı ve dava dosyaları dahil birçok belgelere el konulduğu, 45'den fazla meslektaşımız tutuklu, 8 milletvekili tutuklu, 2000 üzerinde öğrenci tutuklu, 75 gazeteci tutuklu olduğu dönemi yaşamaktayız. Değerli meslektaşlarım, bugün ülkede herkesi 'terörist' ilan ediliyor. Kim kaldı terörist ilan edilmeyen, kim..? Sanatçılar, yazarlar, askerler, gazeteciler şimdi sıra avukatlara geldi. Üstlendikleri dosyalardan dolayı bizleri tutukluyorlar. Bizi en çok yakan yurttaşın avukatlara yaptığı saldırılardır. Hükümetin güvenlik önlemlerini alması gerekiyor ama bunları yazılı sözleşmelerde kalıyor. Savunma şekli bir unsur olarak gösterilmek istenmektedir. Ülkede yurttaşın hak arayışı ile avukatların susturulmak suretiyle kurulmak istenen 'korku imparatorluğu' ile Avukatların ve Avukatlık mesleğinin toplumda itibarsızlaştırmaya çalışıldığı, mesleğe yönelik açık ve örtülü tehditlerin ayyuka çıktığı, artık baro başkan ve yönetim kurulu üyelerinin dava edilerek, kurum olarak yıpratıldığı bu dönemde sessiz kalmayacağız. HSYK bizleri yeniden terbiye ediyor. Biz, nezaketi ve saygıyı da hürmeti de biliriz. Ama bu karşılıklıdır. Kimse kendini iddia ve karar makamında görev almasıyla savunmanın üzerinde göremez. Eskişehir Baro Başkanı'na 'mahkemelerin huzurundan ayrılırken el pençe divan alarak ayrılırsınız' denilmekte. Hangi çağda yaşıyoruz. Şimdi sesimizi yükseltme zamanı. Şimdi dayanışma, birlikteliği sergileme ve meslek onuruna sahip çıkma zamanı. Biz evsahibiyiz. Sağolun. Ayağınıza sağlık. Bu etkinlikler devam etmelidir. Bu etkinlikler Adana'dan, Trakya'ya, Hakkari'ye her yere yayılmalıdır. Ben diyorum ki, "Yürü bre Hızır Paşa, senin de çarkın kırılır. Güvendiğin padişahın o da elbet yıkılır." Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum" BARO BAŞKANLARI KONUŞTU Alanda oluşturulan düzenekte TBB Başkanvekili Av. Berra Besler ve baro başkanları birer konuşma yaptı. TBB Başkanvekili Av. Berra Besler, "Hukuk devletinin bekçileri, Mustafa Kemal Paşa'nın kurduğu cumhuriyeti yaşatmak için, Atatürk ilkelerini yaşatmak için, savunmayı savunmak için bedel ödemeye hazırız. Yolumuz açık olsun" dedi. Ankara Baro Başkanı Av. Metin Feyzioğlu ise ÇHD üyesi avukatların, İstanbul Barosu yönetiminin ve KCK tutuklusu avukatların yalnız olmadığını belirtti. Avukatların maruz kaldığı baskılardan bahseden Av. Feyzioğlu, avukatlar olmasa savcı ve hâkimlerin iktidarın birer bürokratına dönüşeceğini dile getirdi. Miting katılımcıların halayları ile sona erdi.
Diğer Haberler