BARODAN HABERLER

BAROMUZ ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONUNDAN “11 EKİM KIZ ÇOCUKLARI” GÜNÜ NEDENİYLE BASIN AÇIKLAMASI “GELECEĞİN KADINLARI DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİR”

75 görüntülenme
10/10/2019
BAROMUZ ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONUNDAN “11 EKİM KIZ ÇOCUKLARI” GÜNÜ NEDENİYLE BASIN AÇIKLAMASI “GELECEĞİN KADINLARI DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİR”

Türkiye, Peru ve Kanada’nın ortaklaşa hazırladığı tasarının BM Genel Kurulu'nda kabul edilmesi üzerine 2012 yılından beri '11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü' olarak kutlanmasıyla ilgili Adana Barosu Çocuk Hakları Komisyonumuz, basın açıklaması yaptı.

Açıklamada, kız çocuklarının küçük yaşta evlendirilme ve cinsel istismar sayısının her geçen gün arttığına dikkat çekerek, kız çocuklarının hak ve özgürlüklerinin korunmasına daha çok önem verilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Günümüzde kız çocuklarının durumu hiç de iç açıcı değildir. Kız çocukları dünyanın dört bir yanında ayrımcılığa, şiddete ve istismara maruz kalmakta, tecavüze uğramakta, meta haline getirilmektedir. Kız çocukları ücretsiz tarım işçiliğinden, mevsimlik işçiliğe, ev içi çalıştırılmaya kadar pek çok alanda emek sömürüsüne maruz kalmaktadır.

Türkiye’de her üç kadından biri 18 yaşın altında evlendirilmektedir. İçişleri Bakanlığı rakamlarına göre; son üç yılda 18 yaş altında evlenenlerin toplam sayısı 134 bin 629, 18 yaşını doldurmadan evlenen erkek sayısı ise 5 bin 763’dir. Reşit olmadan evlendirilen kız çocuklarının sayısı erkek çocukların sayısından 20 kat daha fazla durumdadır. UNICEF verilerine göre 15 yaşın altındaki kız çocuklarının doğum esnasında ölme riski 20 yaşındaki kadınlara kıyasla 5 kat daha fazladır. Bu şartlarda kız çocukların çocuk gelin olması ağır bir insan hakları ihlalidir.

Tüm dünyada ve ülkemiz de kız çocuklarına sağlanmayan imkanlar ve haklar bu günün anlamını açıkça ortaya koymaktadır. Kağıt üzerinde var olan haklara ve imkanlara erişim ise yine ülkemizde kız çocuklarımızın pek çoğu için oldukça zordur.

2012-2013 eğitim-öğretim yılı itibariyle yürürlüğe giren 4+4+4 olarak bilinen eğitim sisteminde kesintisiz eğitimin ortadan kalkmasının kız çocuklarının eğitimini olumsuz etkilemesi kaçınılmaz bir sonuç olmuştur. Bu sistemle 13 yaşından sonraki son 4 yıllık eğitime uzaktan devam edilebilmektedir. Bu durumun, aileler tarafından kız çocuklarının henüz temel eğitimini kurumsal ortamda tamamlamadan eve çekmesi, erken yaşta evlendirilmesi, iş gücü olarak kullanması, ekonomik nedenlerle okuldan alınması gibi durumları arttırmıştır. Bundan dolayı da kız çocuklarının eğitim hakları ellerinden alınmıştır.

Türkiye’de erişkin kadınla ilgili yaşanan pek çok olumsuzluğun başlangıcı çocukluk dönemine dayanmaktadır. Kız çocukları iyi bir eğitim alıp, insan haklarının kullanımında eşit konumda birer birey olduğunda, erken evliliğe zorlanmadıklarında hem kendileri hem aileleri hem de toplum için daha iyi bir hayatın mimarı olabilirler. Kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi kararlarını verebilen, sadece birer gölgeden ibaret olmayan sağlıklı bireyler olabilmeleri için kız çocukları ve tüm çocuklara yönelik her türlü ayrımcılığı durduralım.

Kız çocukları için pozitif ayrımcılığın temelini teşkil edecek şekilde, Mevzuatlar arası çocuk tanımı farklılıklarının giderilmesi, Ulusal kanunlar, uluslararası anlaşmalar ve kanunlar gereğince kazanılmış hakların etkin kullanımının sağlanması, 12 yıllık kesintisiz eğitimin toplumun her kesimindeki kız çocukları tarafından ulaşılabilir olması, Toplumun 4+4+4 olarak bildiği, eğitimi “kesintili” hale getiren ve kız çocuklarını daha da güçsüzleştirecek olan temel eğitim yasasının değiştirilmesi, Çocuk Koruma Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Türk Medeni Kanunu arası çocuk tanımlama farklılıklarının giderilmesi ve evlilik yaşının koşulsuz her iki cinsiyet için de 18 yaş olması, Dini nikâh yoluyla çocuk yaşta yapılan evliliklerin önüne geçilmesi, Kız çocukların eğitiminin önemine yönelik toplumsal, yönetimsel farkındalık ve duyarlılığın arttırılması konusunda medya ve sivil toplum örgütleri de kullanılarak geniş çaplı çalışmalar yapılması, Toplumsal kız çocuğu / kadın rolü algısının değiştirilmesine yönelik çalışmalar yapılması, Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini ortadan kaldıracak planlamalar yapılması, gerekmektedir.

Bunların hayata geçirilmesi Çocuk Hakları Sözleşmesi ve İstanbul Sözleşmesinden kaynaklanan yasal bir zorunluluktur. Ayrıca kız çocuklara yatırım yapılması, cinsiyet ayırımcılığının ortadan kaldırılması ahlaki bir sorumluluktur, temel adalet ve eşitlik kuralıdır.

11 Ekim’in bir bayram değil, bir mücadele günü olduğunun farkındalığını yaratmak adına, bu özel günde en değerli varlığımız olan kızlarımıza, çocuklarımıza barış ve güven içerisinde yaşayacakları bir gelecek sunmak en önemli görevimiz olmalıdır.

Bu gün vesilesi ile bir kez daha Kız çocuklarının savaş nedeniyle öldürülmediği, tecavüz edilmediği, köle olarak satılmadığı, cinsiyet ayırımcılığına uğramadığı, çocuk işçi olarak çalıştırılmadığı, eğitim hakkı tanındığı bir dünyada yaşamak kız çocuklarının toplumda daha güçlü olmaları, her türlü ayrımcılık ve istismardan kurtulmaları, bütün haklardan eşit düzeyde yararlanmaları dileğiyle kız çocuklarının “11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü”nü kutlarız.”

Diğer Haberler