BARODAN HABERLER

BAROMUZ, TMMOB, DİSK, KESK VE ADANA TABİP ODASI YAPILAN ORTAK BASIN AÇIKLAMASIYLA 701 SAYILI KHK'YA TEPKİ GÖSTERDİ

51 görüntülenme
11/07/2018
BAROMUZ, TMMOB, DİSK, KESK VE ADANA TABİP ODASI YAPILAN ORTAK BASIN AÇIKLAMASIYLA 701 SAYILI KHK'YA TEPKİ GÖSTERDİ

BAROMUZ, TMMOB, DİSK, KESK VE ADANA TABİP ODASI YAPILAN ORTAK BASIN AÇIKLAMASIYLA 701 SAYILI KHK'YA TEPKİ GÖSTERDİ

"OHAL KALDIRILMALI, HUKUKSUZ KHK’LAR İPTAL EDİLMELİDİR"

Resmi Gazetede yayınlanan 701 sayılı KHK ile çeşitli kurumlardan 18 bin 632 kişi daha kamudan ihraç edildi.

Kamudan idari ve siyasi tasarruflar sonucunda ihraç edilenlere yönelik olarak sürdürülen haksız ve hukuksuz uygulamalar, 130 bini aşkın kamu personeli açısından açık bir ‘yargısız infaz’ sürecinin yaşandığını göstermektedir.

Konuyla ilgili 10 Temmuz 2018 Salı günü Saat:17.30'da Eğitim Sen Şube binasında ortak basın açıklaması düzenlendi.

HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, Baromuz Genel Sekreteri Av. Semih Gökayaz, Eğitim Sen Eğitim Sen Genel Mali Yönetim Kurul Üyesi ve Mali Sekreter Ahmet Karagöz, Baromuz mensubu meslektaşlarımız da hazır bulundu.

Açıklamada özetle; bu iktidarda işçi ve emekçi halka düşen düşük ücret, geçim derdi, ağır çalışma koşulları, işsizlik, OHAL ve baskı rejimi olduğu, ancak ülkenin yüzde ellisinin halen bu antidemokratik uygulamalara karşı durduğuna dikkat çekildi.

Hak, hukuk ve demokrasiyi askıya alarak, Olağanüstü Hal kapsamında muhalif kimliğiyle bilinen binlerce kişiyi Kanun Hükmünde Kararnamelerle kamudan ihraç edenlere karşı da mücadelenin devam edileceği vurgusu yapıldı.

HUKUKİ, FİİLİ, MEŞRU VE ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZDEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ!
BİZ KAZANACAĞIZ! GERİ DÖNECEĞİZ

Değerli Basın Emekçileri;

15 Temmuz darbe girişiminin ikinci yıldönümüne bir hafta kala, 8 Temmuz 2018 tarihinde Resmî Gazete ’de yayımlanan 701 sayılı KHK ile aralarında üyelerimizin de olduğu 18.632 kamu görevlisi daha sorgusuz, sualsiz, hukuksuz şekilde işinden ve aşından edildi.

İhraçların hukuksuz olduğunu baştan itibaren söylüyoruz. 701 sayılı KHK’da yer alan bir belge ile bu durum teyit ve itiraf edilmiştir.

KHK’da ihraç edilenler listesinin 43. Sayfasında, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’nde çalışan beş kamu görevlisinin ihraç gerekçeleri OHAL ihraçlarının neye dayanılarak yapıldığının açık bir itiraf belgesi olmuştur.

4 Haziran 2018 tarihinde Bakanlar Kurulunda imzalanan ancak 24 Haziran seçimleri öncesi açıklanmayan 701 sayılı KHK ile ihraçlarda “kurum kanaati, sosyal medya paylaşımları, okul, emniyet” gibi kriterlerin temel kriterler olduğu belgelenmiş oldu.

Böylece hepimizin bildiği, pratikte yaşadığı yargı ve kolluk soruşturmalarının değil ihbarcılığa dayalı istihbarat bilgilerinin geçer akçe olduğu, hukuk devletinin en sıradan, en asgari ölçülerinden bile eser kalmadığı “devlet” belgeleri arasına girmiş oldu.

Öyle ki, birbirine kişisel husumeti olanların, görevde yükselmesi önünde engel görülen kişilerin “kurum kanaati” adı altında ihraç edilmelerinin de mümkün hale geldiği bir devlet sistemi ile karşı karşıya olduğumuz anlaşılmaktadır.

Değerli Basın Emekçileri;
Kurum/okul idarecilerinin neredeyse tamamına yakınının yandaş Konfederasyonla “iltisaklı” sendikaların üyeleri olması ise çok daha vahim ve kirli bir durumu gözler önüne seriyor. 
Bu dönemin kurum ve okul yöneticileri ciddi zan altındadır. Bunu bizler değil hükümetin yayınladığı 701 sayılı KHK söylüyor. İftiranın adı kurum kanaati olmuştur. İftira, ihbar yasaların, soruşturmaların, yargının yerine konmuştur.

İhbarcılık Emniyet, okul ve kurum ibareleri ile gizlenmeye çalışılsa da bizler gerçek nedeni biliyoruz. Sırf Sendika ve oda üyesidir diye, sendikal eylem ve etkinliklere katıldıkları için binlerce arkadaşımız aslı astarı olmayan iftiralarla ihraç edilmişlerdir. Belgesi 701 sayılı KHK’dır. 
Bizler er ya da geç geri döneceğiz, ancak iftira sahipleri, hukuksuz uygulamaların altına imza atanlar, sendikal ayrımcılığı onur/haysiyet cellatlığına kadar vardıranlar alınlarındaki kara leke ile kalacaklardır. Sadece KHK ile bizi hukuksuzca ihraç edenlerle değil iftiracılarla da yargı önünde hesaplaşacağız.

Değerli Basın Emekçileri;
701 sayılı KHK ile bir kez daha görülmüştür ki siyasal iktidarın darbe ile darbecilerle hesaplaşma gibi bir derdi yoktur. Temel hedef tüm toplumu tek adam iktidarına biat eden kullara dönüştürmektir.

İhraçlar aynı zamanda kadrolaşma ve yeni personel rejimini hayata geçirmenin aracı olarak kullanılmaktadır. Bundan sonra da KHK’lar Cumhurbaşkanı eliyle devam ettirilecek, hukuksuzluk devletin yönetim biçimi haline gelecektir. 
Yeni rejimde OHAL’de kullanılan yetkiler kalıcı hale getirilecektir. OHAL’in sadece adı kalkmış olacak, olağanüstü hal olağan hale getirilecektir. Böylece yeni rejim tüm kural ve kurumlarıyla oturtulacaktır.

Nitekim yeni rejimin ilk gününe işinden edilen ve geleceği karartılmak istenen aralarında üyelerimizin de olduğu toplam 18.632 kamu görevlisi ve taşeron düzen ve yandaş sermayeye kaynak aktarımı sonucu yaşanan Tekirdağ tren katliamı ile girilmiştir. Başlangıç nasıl olmuşsa sonrasının da öyle olacağını bilmek için herhangi bir öngörüye gerek yoktur.

Değerli Basın Emekçileri;
İhraç edilen Barış Akademisyenleri onurumuzdur, yüz akımızdır. Her biri kendi alanında akademiye ciddi katkılar sunmuştur. Bilimin, sanatın ve sanatın yeniden üretiminde temel işleve sahip olan üniversitelerde aydın, demokrat, halkçı akademisyenlerin ihracı ile boşaltılan kadroların kimlerle doldurulduğu ortadadır. Karanlık beyinler varsın bu dönemin ebedi olacağını düşüne dursun, er ya da geç barış akademisyenleri görevlerine geri dönecek, üniversitelerimizi üreten, bilimsel, demokratik ve özerk bir yapıya kavuşturacaklardır.

Tekrar üstüne basa basa vurguluyoruz. Sendikaların ve demokratik kitle örgütlerinin; anayasa ile yasalarla, ülkemizin altında imzası bulunan uluslararası sözleşme ve anlaşmalarla güvence altına alınmış bulunan sendikal hak ve özgürlükleri kullanması “suç” değildir.

Sendikal hak ve özgürlükler mücadelesi yürüttüğü için açığa alınan, ihraç edilen yönetici ve üyelerimiz de “suçlu” değil, sendikalı ve örgütlü olmanın gereğini yerine getiren kamu emekçileri mücadelesinin onurudur.

Bizler, hukukun en temel ilkelerini ayaklar altına alarak intikam hırsıyla KHK listelerini oluşturanların ve hazırlanmasına katkı sunanların hukuk önünde yargılanmasının takipçisi olacağız.

Nereden ya da kimden gelirse gelsin, örgütlü mücadelemizi hedef alan, her türlü yasa dışı girişim ve saldırıya rağmen, hukuki, fiili, meşru ve örgütlü mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.

İhraç edilen, açığa alınan tüm üyelerimiz tekrar görevlerine dönene kadar dayanışmayı daha da büyüterek mücadelemizi kesintisiz sürdüreceğiz.

Tüm bu antidemokratik ihraç kararlarına, baskılara karşın bu ülkenin onurlu ve mücadeleci kurumlar olarak boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Tüm emekçileri bir kez daha tüm baskılara rağmen onurlu mücadelesinden vazgeçmeyip, birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz.

BİZ KAZANACAĞIZ! GERİ DÖNECEĞİZ!
KESK ADANA ŞUBELER PLATFROMU - DİSK ÇUKUROVA BÖLGE - ADANA BAROSU
ADANA TABİP ODASI - TMMOB ADANA İKK
Kurumlar Adına
KESK Adana Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü
Seçil SÖNMEZ
Eğitim Sen Adana Şube Başkanı

Diğer Haberler