BARODAN HABERLER

BAROMUZDAN 695 VE 696 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERE TEPKİ.

455 görüntülenme
25/12/2017
BAROMUZDAN 695 VE 696 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERE TEPKİ.

BAROMUZDAN 695 VE 696 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERE TEPKİ.

 

BARO BAŞKANIMIZ AV. VELİ KÜÇÜK;

“TEK TİP KIYAFET İNSAN HAKLARI İHLALİDİR”

 

“PARAMİLİTER ANLAYIŞ İLE SUÇLAR CEZASIZ BIRAKILAMAZ”

 

Olağanüstü hal (OHAL) kapsamında hazırlanan 695 ve 696 sayılı iki yeni Kanun Hükmünde Kararname ile kamudan toplan 2 bin 76 kişi ihraç edildi. KHK'larla ayrıca taşeron işçi düzenlemesi ve tek tip kıyafet uygulaması da hayata geçirildi.

 

Adana Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, bugün yayınlanan 695 ve 696 sayılı kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) ile 135 kanun maddesinin değiştirilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yasama yetkisinin bir kez daha gasp edildiğini, getirilen düzenlemelerle, taşeron işçilerin geçmiş haklarından vazgeçmeye zorlanacağını, cezaevlerinde ABD tarzı tek tip kıyafetin uygulamaya konulduğunu ve tek adam hükümranlığının egemen kılındığını belirtti. KHK’lar ile Yargıtay’a 100 ve Danıştay’a 16 yeni üye atanacağını da eleştirerek, “Yargı artık bağımsız olmadığı gibi, tam olarak tek adan iradesine teslim edilmiştir..” dedi.

 

“TÜRKİYE’DE MECLİSE VE MİLLETVEKİLİNE DE GEREK KALMADI”

 

OHAL ve KHK’lar karanlığında ülkemizin demokratik yollar kenara bırakılarak yönetilmeye devam edildiğini ifade eden Av. Küçük, “15 Temmuz Hain Darbe Girişimi’nin ardından bugüne kadar toplamda 30 KHK çıkartılmıştır. 3 günde püskürtülen darbe teşebbüsü sonrası sivil dikta anlayışının tüm uygulamaları 1.5 yıldır devam etmektedir. Terörle daha etkin mücadele gerekçesiyle ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) kapsamında çıkartılan KHK’lar aracılığıyla OHAL’in amacı ve kapsamı dışına çıkılarak hukuka aykırı düzenlemeler yapılmış, Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetmeye çalışan köhnemiş, çağdışı anlayış, KHK’ları amacının dışında kullanmayı alışkanlık haline getirmiştir. Daha önceki KHK’ların içeriğine ‘kış lastiği düzenlemesini de ekleyecek kadar ileri giden siyasi iktidar, son KHK’larla da 135 yasa maddesini değiştirerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yasama yetkisini adeta gasp etmiştir. " 

 

"DEMOKRASİDEN UZAKLAŞILIYOR"

 

Hangi konuda kanun, hangi konuda KHK çıkarılacağına tek adam olarak Cumhurbaşkanının karar verdiğini ifade eden Av. Küçük, “Yani Meclis'in ne zaman çalışacağını, ne zaman kenarda duracağını Cumhurbaşkanı belirliyor. Oysa Anayasa’nın hükümleri çok açık.

 

Türkiye’de maalesef bugün millet iradesi tek adamın emrine teslim edilmiştir. Yasalaşması düşünülen yasa değişiklikleri kamuoyu huzurunda tartışılarak kanun şeklinde olmalıdır. Kapalı kapılar ardında, bir gecede, ansızın ben yaptım oldu mantığı hukuki değildir. Bu durum, çok açık bir ifadeyle keyfiliktir, hukuksuzluktur, demokrasiden son sürat uzaklaşmaktır.” diye konuştu.

 

Neredeyse bir yıla yaklaşan süredir kurulan ve toplamda yüzbinden fazla müracaat almasına rağmen bugüne kadar sadece bir dosyayı karara bağlamış olan OHAL İnceleme Komisyonu görevini yapmamaktadır. Hal böyleyken kamudan çok sayıda yeni ihraçlar olmuştur." diye konuştu.

 

"TAŞERON İŞÇİLERİ"

 

"Taşeron işçilere kadro düzenlemesi, Meclis’te detaylı görüşülüp eksiksiz çıkarılmalıydı" diyen Av. Küçük, " 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca ‘personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesi’ kapsamıyla sınırlanan kadroya geçebilecek taşeron işçilerden bu haktan yararlanmak isteyenler, geçmiş emeklerinden ve haklarından feragat etmek zorunda bırakılacaklardır. Yani, açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden, tazminat ve benzeri haklarından feragat ettiğine ilişkin yazılı beyan istenecektir. Bunlar yapılsa dahi  kadro garantisi de bulunmamaktadır. Bir de sınava tabi tutulacak, sınavdan geçilmezse hem işinden hem haklardan mahrumiyet doğacaktır.” dedi.

 

“İNSANLIK SUÇU OLARAK TARİHE GEÇECEK”

 

Adana Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar" nedeniyle cezaevinde hükümlü ve tutuklu bulunanların duruşmalara tek tip kıyafetle getirilmesini düzenleyen 696 sayılı KHK'nın ve yapılması öngörülen bu uygulamanın uluslararası alanda bir işkence merkezi olan Guantanamoyu, içerde ise 12 Eylülcülerin cezaevi dayatmalarını hatırlattığını ifade etti.

 

Bu suçlardan tutuklu olanların duruşmalara çıkmayı kabul etmeyeceğini tahmin etmenin zor olmadığını ifade eden Av. Küçük, "Bu uygulama cezaevlerinde yaygın eylemleri beraberinde getirme riskini taşımaktadır. Tutuklu sanığı olan davalarda duruşmalar sanıksız olacaktır. Ceza yargıladındaki yüz yüzelik ilkesi ihlal edecektir. Uygulamaya riayetsizliğin tutuklu yönünden disiplin cezası kabul edilerek yakınları ile belirli sürelerde görüş engelleri getirmesi insan haklarına ve vicdana sığmayacktır. Bu her şeyden önce masumiyet karinesine ve adil yargılanma ilkesine aykırıdır"dedi.

 

Düzenlemenin örgütlü suçlardan tutuklu olan tüm tutukluları kapsayacağına dikkat çeken Av. Küçük, KHK'nin OHAL'in ilan edilme nedeni ile doğrudan ilgili olmadığını belirterek "Uygulama ilk kamuoyuna duyrulduğunda 'sadece FETÖ ile sınırlı olacak' denilmekteydi. O dönem de bunun FETÖ'nün yanında diğer örgüt suçlarını hedeflediğini paylaşmıştık. Nihayetinde KHK’nın örgüt ayrımı gözetmiş ortadadır." dedi.

 

Av. Küçük, "Öncelikle 'tek tip' giysi hükümlü dahi olsa ayrımcılık içerir. ‘Tek tip' giysinin insanları damgalayan, şeklen ve peşinen suçlu gören, toplum gözünde dışlanmaya neden olan ağır bir hak ihlali olduğunu söylemek gerekiyor." sözleriyle tepki gösterdi.

 

Guantanamo ve Ebu Gureyb cezaevlerinde ABD'nin uygulamalarının Türkiye'de hayata geçebileceğini ifade eden Av.Veli Küçük "Tek tip elbise giydirdiğiniz kişiyi ‘terör’ suçlusu olarak kabul ediyorsunuz. Dolayısıyla o kişi hakkında henüz hüküm verilmediği halde yargılamış ve hüküm vermiş görüntüsü veriyorsunuz.” dedi.

 

"YARGIDA KADROLAŞMA"

 

Av. Küçük, 696 sayılı KHK’daki başka bir düzenlemeye de dikkat çekerek “Danıştay ve Yargıtay gibi yüksek yargı mercilerindeki mevcut üst düzey yargıçlar buralardan emekli olmuşlar ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık giderleri, milletvekillerinde olduğu gibi kurum bütçesinden karşılanacak. Siyasi iktidarın yargıda son sürat kadrolaşması devam ederken bu düzenleme bir hak değildir. Yargı mensupları arasında ayrım yapmak; hatta ‘sosyal devlet’ ilkesini eşitlik açısından yok etmektir. Düzenlemede, milletvekillerinin de aynı haktan yararlandığına atıf yapılması ise uygulamanın milletvekilleri üzerinden tartışılmasını sağmak amaçlıdır.” diye konuştu.

 

ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER

 

Resmi gazetede yayınlanan iki yeni KHK'da dikkat çeken düzenlemelerden biri de Sanayi Müsteşarlığı'na yönelik düzenleme oldu. Daha önce Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı olan müsteşarlık Cumhurbaşkanı'na bağlandı. OHAL kapsamındaki 695 ve 696 sayılı iki yeni KHK'da kamudan toplamda 2 bin 756 personel ihraç edildi. 7'si dernek 7'si vakıf olmak üzere 17 kurum kapatıldı.

 

"Terör Eylemlerini Bastıran Kişilerin" Cezai Sorumluluğu Olmayacak

 

Resmi gazetede bugün yayınlanan 695 ve 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler arasında en çok dikkat çeken bir başka madde de 696 sayılı KHK'daki düzenleme oldu. KHK'nin 121'inci maddesinde "Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/07/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır" ifadesi yer alıyor. Paramiliter bakış açısını yansıtan ve cezasızlık düzenlemesi getiren bu KHK evrensel hukukun ilkelerine açıkça aykırıdır.

 

'Olağanüstü Hal' uygulaması kapsamında hazırlanan 695 ve 696 sayılı iki yeni Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete'de yayımlandı. Kamu kurumlarından toplam 2 bin 766 kişi ihraç edildi. Daha önce ihraç edilen 115 kişi ise görevlerine iade edildi.

Bazı kurumlar ve ihraç edilen personel sayıları şöyle: Yargıtay Başkanlığı'ndan 22 kişi, Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan 341 kişi, Adalet Bakanlığı ve bağlı kuruluşlardan 245 kişi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan 12 kişi, TÜBİTAK'tan 45 kişi, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'ndan 53 kişi, Dışişleri Bakanlığı'ndan 10 kişi, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ndan 19 kişi, İçişleri Bakanlığı'ndan 20 kişi, Emniyet Genel Müdürlüğü'nden 61 kişi, Jandarma Genel Komutanlığı'ndan 360 kişi, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan 392 kişi, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndan 327 kişi.

 

Daha önce kapatılan Türk Genç İşadamları Vakfı ise yeni KHK ile açıldı. Kanun Hükmünde Kararnameyle, askerlik görevlerini yerine getiren yükümlülerle terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanması sırasında yardımcı olan sivillerden Terörle Mücadele Kanunu kapsamında hayatını kaybedenlerin çocukları ve kardeşleri istekli olmadıkça silah altına alınmayacak, silah altındakiler istemeleri durumunda terhis edilecek.

 

TSK'DE DÜZENLEME

 

Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekliye sevk edilen, kendi isteğiyle emekli olan, istifa eden veya başka bir sebeple ayrılan 22 subayın rütbesi alındı. Türk Silahlı Kuvvetlerindeki uzman erbaşlara da zati demirbaş silah edinme hakkı sağlandı.

 

TAŞERON İŞÇİYE KADRO KHK'DE

 

696 sayılı KHK'ye göre taşeron işçiler, on gün içinde çalıştıkları idarenin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birime, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı başvurabilecek.

 

696 sayılı KHK ile taşeron işçilerin sürekli işçi kadrosuna geçmesi, 4 Aralık 2017 itibarıyla çalıştırılmakta olanları kapsayacak.

 

Taşeron işçiler, sürekli işçi kadrosuna geçebilmek için yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınacak. Sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç 90 gün içinde sonuçlandırılacak.

 

ŞEKER KURUMU KAPATILDI

 

Olağanüstü hal kapsamında hazırlanan 696 sayılı KHK ile Şeker Kurumu ve Alkol Piyasası kapatıldı. Şeker Kurumuna ve Şeker Kuruluna yapılmış olan atıflar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına yapılmış sayıldı.

 

KHK'DE TEK TİP DÜZENLEMESİ

 

696 sayılı KHK kapsamında, "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar" nedeniyle cezaevinde hükümlü ve tutuklu bulunanlar, duruşmalara badem kurusu ve gri renginde tulum giyerek getirilecek.

 

17 KURUM KAPATILDI

 

695 sayılı KHK ile 7'si dernek, 7'si vakıf olmak üzere 17 kurum kapatılırken, daha önceden kapatılan bir vakıf açıldı, yurt dışında öğrenim gören 6 kişinin ise öğrencilikle ilişiği kesildi.

 

695 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

 

Çeşitli kurumlarda görev yapan 2 bin 766 personel kamudan ihraç edildi.

Adalet Bakanlığı ve bağlı kuruluşlardan 245 kişi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan 12 kişi, TÜBİTAK'tan 45 kişi, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'ndan 53 kişi, Dışişleri Bakanlığı'ndan 10 kişi, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ndan 19 kişi, İçişleri Bakanlığı'ndan 20 kişi, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan 392 kişi, ihraç edildi.

155'i Kara Kuvvetleri, 155'i Deniz Kuvvetleri, 327'si Hava Kuvvetleri Komutanlığından olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinden 637 personel ihraç edildi.

Jandarma Genel Komutanlığından 360, Emniyet Genel Müdürlüğünden 61, Sahil Güvenlik Komutanlığından 4 personel ihraç edildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekliye sevk edilen, kendi isteğiyle emekli olan, istifa eden veya başka bir sebeple ayrılan 22 subayın rütbesi alındı.

Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan 341 kişi, ihraç edildi.

Yargıtay Başkanlığı'ndan 22 kişi ihraç edildi.

7'si dernek, 7'si vakıf olmak üzere 17 kurum kapatılırken, daha önceden kapatılan bir vakıf açıldı, yurt dışında öğrenim gören 6 kişinin ise öğrencilikle ilişiği kesildi.

 

KHK kapsamında 115 kişi, eski görevlerine iade edildi

 

696 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

 

'Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar' nedeniyle cezaevinde hükümlü ve tutuklu bulunanlar, duruşmalara badem kurusu ve gri renginde tulum giyerek getirilecek.

 

Taşeron işçilerin sürekli işçi kadrosuna geçmesi, 4 Aralık 2017 itibarıyla çalıştırılmakta olanları kapsayacak.

Taşeron işçiler, on gün içinde çalıştıkları idarenin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birime, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı başvurabilecek. askerlik görevlerini yerine getiren yükümlülerle terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanması sırasında yardımcı olan sivillerden Terörle Mücadele Kanunu kapsamında hayatını kaybedenlerin çocukları ve kardeşleri istekli olmadıkça silah altına alınmayacak, silah altındakiler istemeleri durumunda terhis edilecek.

Taşeron işçiler, sürekli işçi kadrosuna geçebilmek için yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınacak. Sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç 90 gün içinde sonuçlandırılacak.

 

Taşeron işçilerin sürekli işçi kadrosuna geçebilmesinde, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak şartı yer alacak.

Savunma Sanayii Müşteşarlığı Cumhurbaşkanına bağlandı. Buna göre, müsteşarlık personeli Cumhurbaşkanı onayı ile atanacak, Cumhurbaşkanı bu yetkisini Müsteşara devredebilecek.

 

Savunma Sanayii İcra Komitesi, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanacak. Cumhurbaşkanının daveti üzerine toplanacak komite üyeleri Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, İçişleri ve Milli Savunma bakanları olacak.

Danıştaya 16, Yargıtaya ise 100 yeni üye kadrosu ihdas edildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerindeki uzman erbaşlara da zati demirbaş silah edinme hakkı sağlandı.

 

Askeri fabrikalar ve askeri tersanelerin imkan ve kabiliyetlerini kullanarak kamu idarelerinden, kamu iktisadi teşebbüslerinden, yabancılar dahil gerçek ve tüzel kişilerden sipariş almak veya bunların ihtiyaçları için teklif vermek, bu siparişler ve teklifler sebebiyle gerektiğinde müşterek imalat, tasarım, araştırma-geliştirme, ürün geliştirme faaliyetlerinde bulunmak, askeri fabrikalar ve tersanelerin gelişimini ve modernizasyonunu sağlamak, tesisler inşa etmek ve esas sözleşmesinde düzenlenecek diğer ticari faaliyetlerde bulunmak üzere, Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi (ASFAT A.Ş.) kuruldu.

 

Şehit yakınları ile gazilere manevi ve maddi destek sağlamak, toplumla ve kendi aralarında iletişim ve dayanışmalarını güçlendirmek amacıyla Ankara'da Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı kuruldu.

 

4/C (geçici) personel statüsü kaldırılarak, bu statüdeki personel 4/B (sözleşmeli) statüsüne geçirildi.

 

10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 7. maddesinde yer alan silah taşımaya yetkili kişiler arasına "Bakan Yardımcıları" da ibaresi eklendi.

Diğer Haberler