BARODAN HABERLER

BAŞBAĞLAR’DA 27 YIL ÖNCE KATLEDİLEN 33 YURTTAŞIMIZI SAYGIYLA ANIYORUZ.

569 görüntülenme
05/07/2020
BAŞBAĞLAR’DA 27 YIL ÖNCE KATLEDİLEN 33 YURTTAŞIMIZI SAYGIYLA ANIYORUZ.

BAŞBAĞLAR’DA 27 YIL ÖNCE KATLEDİLEN 33 YURTTAŞIMIZI SAYGIYLA ANIYORUZ.

Türkiye’nin yakın tarihinin en vahim ve korkunç katliamlarından biri de Başbağlar Katliamıdır.

2 Temmuz’da Sivas Madımak Otel’de aydınlarımızın yakılarak katledilmesi olayından hemen sonra Erzincan’ın Başbağlar Köyü’nde bir katliam yaşandı.

5 Temmuz 1993’de saat 20.30’da, akşam karanlığında köye gelen yüz civarında silahlı kişi, köyün giriş ve çıkışlarını tutmuş, telefon hatlarını kesmişti. Köyün dünya ile bağlantısını kesen silahlı kişiler, her şeyden habersiz ve savunmasız köylüleri meydanda toplayarak; çocuk, kadın, yaşlı demeden 28 kişiyi kurşuna dizmiş, evleri ateşe vermiş, 5 kişi de yanarak katledilmişti.

Katliamı gerçekleştirenlerin, bu vahşetin, “Sivas olaylarına misilleme” olduğuna dair bildiri bıraktıktan sonra köyden çekilmiştir. Bu menfur olaydan sonra, yakılan evlerin yerine yenileri yapıldı, köy yeniden imar edildi, ama 33 kişinin katilleri hala bulunamadı ve hala hak ettikleri cezayı almadılar. 26 yıldır hala soru işareti olarak durmaktadır.

Terör bu insanları aramızdan alarak içimize büyük bir acı düşürdüğü gibi, üstelik de toplumsal birlik ve beraberliğimizi ortadan kaldırmayı hedeflemektedir.

Yaklaşık 50 yıldan beri aynı filmi tekrar tekrar seyrediyoruz ve seyrettiriliyoruz.

Türkiye'de 1970'li ve 1990’lı yıllarda Maraş, Çorum, Madımak, Başbağlar gibi olayları yaşadık ancak gelin görün ki bütün bu olayları ve bütün bu tecrübeleri yaşayan bir toplum olmamıza rağmen bugün yine benzer olaylarla sınanıyoruz ve imtihan ediliyoruz.

Bu olaylarla ilgili dosyalar zaman aşımına uğradı, bu ülke zaman aşımına uğramış dosyalar mezarlığına döndü.

Faili meçhullerin aydınlatılamadığı ve geri plandaki gerçek güç odaklarına ulaşılamadığı sürece benzer olayların yaşanabileceği ortadadır.

Demokratik hukuk devleti kuralları çerçevesinde buna neden olanlara hesap soramadıktan sonra bu olaylarla alakalı yetkili, ilgili sorumlular bunun hesabını ne geçmişte ne de bugün vermedikten sonra üzülerek ifade ediyoruz, Türkiye olarak, millet olarak bu acıları tekrar tekrar yaşarız.

Bizim anlayışımızda, inancımızda 'Dicle kenarında bir kuzuyu kurt kapsa onun hesabı adaletiyle meşhur Ömer'den soruluyor' iken, bugün binlerce canın, 40 yıldan bu yana hesabı kimden ve kimlerden sorulması gerekiyor.

Artık toplum olarak sığ yaklaşımları ve bakışları bir kenara bırakıp topyekûn demokratik toplum sistemi ile alakalı tartışma ve sorgulama içerisine girmek mecburiyetindeyiz.

Bu ülkede bir daha Sivas ve Başbağlar benzeri hiç bir katliam olmasın. Katliamın, acının, gözyaşının dini, dili, ırkı, mezhebi olmaz. Her türlü katliamı kınıyoruz. Başbağlar katliamını unutmadık, asla da unutmayacağız.

Diğer Haberler