BARODAN HABERLER

CUMHURBAŞKANLIĞI HUKUK POLİTİKALARI KURULU TOPLANTISI BARO BAŞKANIMIZ AV. VELİ KÜÇÜK’ÜN KATILIMIYLA YAPILDI.

457 görüntülenme
14/03/2019
CUMHURBAŞKANLIĞI HUKUK POLİTİKALARI KURULU TOPLANTISI BARO BAŞKANIMIZ AV. VELİ KÜÇÜK’ÜN KATILIMIYLA YAPILDI.

Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, Cumhurbaşkanlığı Hukuk politikaları kurulunun 13.03.2019 tarihinde yedi coğrafi bölgeden davet edilen baro başkanlarının da yer aldığı toplantıya katıldı.

Toplantıda; Baro Başkanımız Av. Veli Küçük’ün yanı sıra Ankara Barosu Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, İstanbul Baro Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, İzmir Baro Başkanı Av. Özkan Yücel, Trabzon Baro Başkanı Av. Sibel Suiçmez, Diyarbakır Baro Başkanı Av. Cihan Aydın ve Erzurum Baro Başkanı Av. Talat Göğebakan yer aldılar.

Ankara’da Çankaya Köşkü’nde gerçekleşen toplantıda Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, baroların ve avukatların mesleki sorunları ve çözüm yolları hakkındaki görüş, düşünce ve önerilerini paylaştı.

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde 10 Temmuz 2018 tarihinden itibaren çalışmalarına başlayan Hukuk Politikaları Kurulu toplantısında baro başkanları, baroların ve avukatların sorunlarını, taleplerini, ihtiyaçlarını ve bunlara dair çözüm önerilerini ilettiler.

Yaklaşık 4 saat süren Hukuk Politikaları Kurulu toplantısında Baro Başkanımız Av. Veli Küçük ve katılan baro başkanları yargıda, Hakim - savcı görevlendirmelerinde liyakat, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının önemi, son yıllarda iyice azalan yargıya güvenin artırılması, yargıya siyasi müdahalelerin olduğu algılarının sonlandırılması, şeffaf ve denetlenebilir hukuk devletinin ve demokrasinin ilk ve en önce yaşama geçmesinin gerektiğini ifade ettiler.

Ayrıca Hakim- savcı keyfiyetine, avukatlara yönelik yasal olmayan uygulamalara kadar zaman zaman mağduriyet yaratan ve şikayetlere neden olan yargıdaki sıkıntılarla dair politika geliştirilmesi gerektiği belirtildi.

Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, hukuka aykırı Duyarlı Kapı ve x-ray uygulamasının son dönemde Adliye dışında Emniyet Müdürlüğü ve Karakollarda dahi başladığını belirterek, Adliye ve Avukatın işi ile ilgili gittiği yerlerin avukatların çalışma alanları olduğunu kaydetti.

2014 yılında Gaziantep’te salon olmadığı için avukatların sırf ayakta kalması için koltuk yasağı getirdiğini hatırlatarak, “Avukatlara kötü davranış ve söylemlerde bulunan, savunmayı olsa da olur olmasa da olur mantığıyla bakan, savunmayı şekli unsur olarak gören hakim ve savcılar istemiyoruz.

Ülkemize adil yargılanma ilkesini yaşama geçirecek, doğruluk, dürüstlük, tutarlılık içinde, yargı bağımsızlığından ve tarafsızlığından ayrılmayacak hakim ve savcılar istiyoruz.

Devlet yönetiminde ve yargıda şeffaflığın sağlanması gereklidir. Yargıya olan güvensizlik tarihte olmadığı kadar gerilere gitmiştir. Hakim-savcı görevlendirmelerinde farklı düşünceye sahip kişiler engelleniyor, mülakataları başarılı olanlar bu siyasi saikle yok sayılıyor. Yargıda liyakat mutlak sağlanmalıdır. Kapısında adalet yazan binanın içinde de adalet olmalıdır.” dedi

MESLEKTAŞLARIMIZIN BAŞLICA SORUNLARI LİSTELENDİ;

Yeni hukuk fakültesi açılmaması, kontenjanların düşürülmesi, mevcut fakültelerden eğitim kalitesi düşük olanların bu standartlarının yükseltilmesi için çalışma yapılması, belirli bir seviyeye ulaşamamaları halinde yeni öğrenci alımlarının engellenmesi, iyi derecede yabancı dil ve hukuk İngilizcesi eğitimi verilmesi, Avukatlık ve Noterlik Hukukunun zorunlu ders haline getirilmesi, Avukat, Hakim, Savcı ve Noterlik için üniversite bitiminde devlet sınavı yapılması ve sınavın mevcut öğrencileri de kapsaması talepleri sıralandı.

Staj bitiminde TBB tarafından avukatlık sınavının yapılması, Avukat stajyerlerinin ücret yasağının kaldırılarak 1 yıllık staj dönemlerinde İşkur' dan kaynak sağlanarak belirlenecek aylık ücretlerinin ödenmesi ve sigorta primlerinin yatırılmasına dikkat çekildi.

CMK ücret tarifesinin asgari ücret tarifesine çıkartılması, adli yardım ücretlerinin zamanında ödenmesi ve her iki hizmet için de özünde kamu hizmeti olması nedeniyle KDV'nin kaldırılması, Ceza yargılanmasında uzlaştırmacılığın hukukçulara hasredilmesine işaret edildi.

İşçi avukatların asgari ücretlerinin il baroları tarafından belirlenmesi, çalışma şartlarına ilişkin genel hükümlerin de avukatlık kanununda düzenlenmesi, Kamu avukatlarının ek göstergeleri hakim - savcılara eşit hale getirilmesi istendi.

Aile hukuku kamu düzenine ilişkin olup bu alanda devletin yargılama tekelinin kişi ya da kurumlarla paylaşılması doğru olmadığından dava şartı şeklinde arabuluculuk müessesesinin bu alana genişletilmemesi, Avukatlık asgari ücret tarifesindeki bedelin avukata yatırıldığını gösterir banka dekontu ve serbest meslek makbuzunun dava şartı olması, Avukatlık ücretlerine uygulanan KDV'nin düşürülmesinin gerekliliği ifade edildi.

Tapudaki tüm gayrimenkul işlemlerinde tarafların avukatla temsilinin zorunlu olması, Devletin tuttuğu resmi kayıtlara güven ilkesi gereğince vatandaşın mağduriyetinin önüne geçilecek ve muvazaa iddiası nedeniyle açılan davaları sonlandıracak olması nedeniyle yargıdaki iş yükünü de azaltacağına vurgu yapıldı.

Avukatların vekaletnamelerinin avukatlar / baro tarafından düzenlenebilmesi (HMK 76 daki noter yerine baro), Bellirli bir kıdem üzerine yeşil pasaport. (Hakim - savcılar için öngörülen süre) Avukatlar tarafından kurulacak sandık için yasal düzenlemenin yapılması ve bu oranda devlet katkısı sunulması, Mahkeme kalem müdürleri, icra müdürleri ve noter başkatiplerinin hukukçu olması ile Yargının hızlanması bakımından Avukatlık Kanunu 2. Maddesinin işler hale getirilmesi talep edildi.

OHAL KHK'ları ile kamu görevinden çıkarılmış ancak takipsizlik, beraat kararı almış veya haklarında adli işlem olmayan hukuk mezunlarının avukatlık yapabilmeleri, Avukatlara yasa ile sağlanan yetki ve görevlerini yaparken, kolluk, kamu kurumlan ve cezaevlerinde hukuk tanımaz ve engelleyici tutum ve davranışlarla karşılaşmalarının önlenmesi, özellikle güvenlik - kolluk personelinin Ohal dönemi alışkanlıklarının devam etmesinin önüne geçilmesi, 
Avukatların sadece mesleklerini yapmaları nedeniyle müvekkilleriyle özdeşleştirilerek şüpheli ve sanık konumuna getirilmesinin önüne geçilmesi, savunma hakkını sınırlayan tüm uygulamalara ivedi olarak son verilmesi, Adliye yönetimlerinde baroların da söz sahibi olması, Adliye içerisindeki ayrımcı uygulamalara ve kısıtlı alan uygulamasına son verilmesi ve uygulamanın tekleştirilmesi konuları sunuldu.

Diğer Haberler